Belki psikopatım
Şarkıcı, besteci Doğuş, "Büyük sürpriz olacak" dediği şarkısını dört dilde okumaya çalışıyor.
Dünya pazarına girmeye hazırlanıyor. Her adımından Ahmet San'ın haberi var. Giyiminden basınla ilişkilerine kadar sayısız menajerle çalışıyor.

En övündüğü konu üçbuçuk oktav sesi, bir de gözleri. Geliştirdiği kaslı vücudundan çok memnun. "Tam plaj vücudu oldu." Gözlerinin altındaki kalıcı sürme iddialarına karşılık gülerek "Annem belki bebekken sürme çekmiştir" diyor.
Bir ünlünün menajeri olmak ne demekmiş, bilmiyormuşum. Ama öğrettiler. Neler öğrendiğimi size anlatacağım. Zira bilmeyenler için aydınlatıcı olabilir. Mesela pop camiasında bir ünlünün menajeri gazeteciyi azarlar ve bunu hak görür. Öğrendim; bu biiir. İkincisi azarlayıp da sonradan tekrar yanınıza gelip konuşmak istediğinde konuşmazsanız, röportajı yayınlatmama hakkı olduğunu sanır. Doğuş'la röportaj yapmak için Menajeri Engin Esen ile randevulaştık. Gayet kibar bir konuşma oldu, arayacağını söyledi. Aradı da sağolsun. Üstüne basa basa "Aman geç kalmayın aynı gün altı gazeteciye randevu verdik. Bizim için zaman çok önemli" dedi. Biz bu sözü çok ciddiye alıp Foto Muhabiri arkadaşım Batuhan Kıran ile randevu saatinden önce oradaydık. Ama telefon ederek "biraz" gecikeceklerini söyledi. Görüşeceğimiz kafeteryada bizden önce kapak haberi için randevu verilmiş olan başka bir gazeteciye "Röportajı koymayın zaten gazeteyi ben şimdi arayacağım" der. Bu iki. Magazin dünyasında işler böyle oluyormuş. Biz bir saat 15 dakika bekledikten sonra nihayet mutlu haber geldi. "Geldiler."
Ben yeni tanıştığım menajer Esen'e "Bizden önce randevusu olanlar da varmış. Nasıl bir organizasyon yapmayı düşünüyorsunuz" diye sordum. Meğer hayatımın hatasını yapmışım. Menajerlere soru sorulmayacağı da üçüncü maddeymiş. Cevabımı hemen aldım. "Kendi adınıza mı konuşuyorsunuz, onlar adına mı? Siz avukat mısınız?" Üstelik ne hakla böyle bir soruyu sorma cüretini gösterebilmiştim. Ben izah etmeye çalışırken menajer son cümlesini patlattı: "İsterseniz yapmayabilirsiniz, bizim için fark etmez." Bardak taşmıştı artık, kalkmak lazımdı. Biz ayaklanırken Doğuş geldi ve "hoşgeldiniz" dedi. Biz de kibarlık ederek madem geldi, gitmeyelim deyip Doğuş ile röportajı yapalım dedik. Bu sefer Doğuş soruları istedi. "Olmaz" deyince "Artık Ahmet San ile çalışıyoruz. Kurallarımız böyle." Biz soruları vermedik, orta yol bulundu. Ama bir kural daha geldi. "Fotoğraf çektirmiyoruz." Sonuçta fotoğraf da çekildi. Demek ki sabır denemesinden geçmemiz gerekiyordu. Başarıyla geçtik.
Öğrendiklerim
1) Menajerlere soru sorulmayacak.
2) Sorulursa azarlanma bedeli göze alınacak.
3) Bu tartışmadan sonra tekrar yanınıza gelinirse gülerek hiçbir şey olmamış gibi davranacaksınız. Yoksa gazeteden müdürleri arama gibi bir tehdit olabilir.
Çok sayıda menajerle çalışma yönteminiz profesyonel mi?
- İki yıldır menajerlerle çalışıyorum, ondan önce savruk çalışıyordum. Artık her adımımın bir nedeni var. Nedensiz adım atmıyorum. Yapmış olduğum her şeyden Ahmet San'ın haberi var. Bir yıl oldu Ahmet San ile çalışmaya başlayalı. Anlaşma yapmadan önce konuşmuştuk. Biliyorsunuz kendisi her işi almıyor.Ama yurtdışı projelerimizden dolayı bana inandığından dolayı ortak bir adım attık. Ama basınla ilişkilerden giyim kuşamıma kadar farklı menajerlerle çalışıyorum.
Bir söyleşinizde dünya starlığı demişsiniz. O yolda mı yürüyorsunuz?
- Hayır, bu laf çok iddialı. Ben Michael Jackson değilim. Ama dünya pazarında bir yer edinmek hedefim. Çok sıkı çalışıyorum, ayaklarım yere basıyor. Artık dünyaya açılmak üzereyiz Fransız Atol Müzik ile bir şarkının üzerine dört versiyonla çalışıyoruz. İmza atılmak üzere. Ahmet San ile Fransa'ya gidip anlaşma yapacağız. Ama bu şarkıyı okumaya çalışıyorum. Dikkat edin okumaya çalışıyorum diyorum. Çünkü her ayrıntıya çok dikkat ediyorum. İnsanlara İngilizce bir kelimem, ya da İspanyolca söyleyiş biçimim komik gelmesin istiyorum. Hakikaten ince eleyip sık dokuyorum. Adını veremem çok gizli. Bayağı iddialı bir parça.
Doğuş deyince herkesin aklına sokaklarda büyümek, adliyeler geliyor. Rahatsız oluyor musunuz?
- Doğuşluğumla gurur duyuyorum. Zoru demiyorum, imkansızı başardım diyorum. Bazı sanatçı arkadaşlar var, sıfırdan bir yere gelirler. Ama ben eksi beşlerdeydim. Dışarıdan nasıl görünüyor bilmiyorum ama gülenler varsa yapmasınlar çünkü Allah kimsenin başına vermesin. Ben devamlı sokak çocuklarıyla beraberim ve dünya pazarında da onlarla yol alacağım için herhalde bundan kurtulamayacağım.
Kurtulmak istiyor musunuz bu imajdan?
- Geçmişte Orhan Baltacı vardı, şimdiki Doğuş. Ne utanırım, ne pişmanlık duyarım O zamanki şartlarım onları şimdi bunlar. 17 yaşımda kendime yeni bir yol açmaya karar vermişim. Doğuş olacağım deyip olmuşum. Kendim başardım. Ben belki hakikaten psikopatım. Yerlere, duvarlara, kumsallara Doğuş yazıyordum. Arkadaşlarım bana gülerdi. Ondan sonra söz-müzik yazmaya başladım. Allah'ın adaletine inansın insanlar. 100 şarkım var, söz ve müziği bana ait olan.
Problemli insan
Hayatınızın en önemli gündemi spordu, hâlâ öyle mi?
- Bilmeden konuşuyorlar. İstediğim vücut buydu, ideal olan yani. Plaj vücudu, plajda güzel görünecek bir vücut. Gördüğün gibi iri değilim zaten. Her gün iki saat spor, iki saat dans ediyorum. Tamamen serbest dans. Ritmik hareketler yapıyorum. Daha önce hiçbir klibimde dans etmedim, sadece sallandım ama şimdi farklı şeylerle geliyorum.
Kadınlarla ilişkilerinizin ardından hep sorun yaşanmış gibi görünüyor. Neden?
- Çünkü ben çok problemli bir insanım. Her şey benden kaynaklanıyor (gülüyor). Ben her ilişkimin arkasındayım.Ama problem ne biliyor musun; çok ödün veriyorum, çok duygusalım. Hiçbir insanı suçlayan bir insan değilim. Şu anda da benim bir ilişkim var ama tanımadığım insanlarla resmimi basıyorlar.
İlişkilerinizde nasıl bir erkek portresi çiziyorsunuz?
- Günümüzde maçoluk tamamen kalktı ama ben maçoyum. Örf ve adetlerime bağlıyım. Limitlidir sinirim. Bir kadına el kaldırmak çok kötü bir şey. Bağırırım ya da gözünün içine bakarım. Bu yeterli. Bir kadına vurmak bence doğru değil. Kadın sonuçta, nesine vuracaksın. Bence erkeklik değil bu.
Afla döndü
Almanya günleriniz nasıl geçiyordu?
- Dokuz ay kaldım ama o sadece bir resimdi, aslında İspanya'daydım. Sürekli tatil yapıyordum. Af çıkmasa dönmeyecektim. Çok rahat geçindim. Ben Doğuş'um. Herhalde birikimimiz vardır. O dönemde dokuz konser yaptım. Kırmızı bültenle aranmıyordum.
Kitap okumayı sever misiniz?
- Şu sıra Kuran'ın şifresini çözen bir arkadaş var ya ona takmış durumdayım. Belki 2006'da bir meteor çarpacak. Herşey gelip geçici. Türk'ün aklı tamamen Şeytanlığa çalışıyor. Allah'a yönelik şeyler yapsak daha iyi olacak.
Kadınlardan para teklifi
Kadınlardan enteresan teklifler alıyorum tabii, almıyorum desem yalan olur. Para teklif ediyorlar. 30 bin dolar teklif aldım. Kitabım Bir Doğuş'u yazarken dilbilgisi dışında hiç yardım almadım. Ben ilkokul üçten terkim. Yeni dışarıdan bitirdim. Bir yıldır sürekli yazıyordum. Herkes kendinden bir şeyler bulur. Unicef le tüm dünyadaki sokak çocukları adına satacağız. Tüm kazanç çocuklara gidecek.
Kaynak:
Dilek KAYKILAR
Akşam 30 Haziran 2003 Pazartesi
Dünya pazarına girmeye hazırlanıyor. Her adımından Ahmet San'ın haberi var. Giyiminden basınla ilişkilerine kadar sayısız menajerle çalışıyor.

En övündüğü konu üçbuçuk oktav sesi, bir de gözleri. Geliştirdiği kaslı vücudundan çok memnun. "Tam plaj vücudu oldu." Gözlerinin altındaki kalıcı sürme iddialarına karşılık gülerek "Annem belki bebekken sürme çekmiştir" diyor.
Bir ünlünün menajeri olmak ne demekmiş, bilmiyormuşum. Ama öğrettiler. Neler öğrendiğimi size anlatacağım. Zira bilmeyenler için aydınlatıcı olabilir. Mesela pop camiasında bir ünlünün menajeri gazeteciyi azarlar ve bunu hak görür. Öğrendim; bu biiir. İkincisi azarlayıp da sonradan tekrar yanınıza gelip konuşmak istediğinde konuşmazsanız, röportajı yayınlatmama hakkı olduğunu sanır. Doğuş'la röportaj yapmak için Menajeri Engin Esen ile randevulaştık. Gayet kibar bir konuşma oldu, arayacağını söyledi. Aradı da sağolsun. Üstüne basa basa "Aman geç kalmayın aynı gün altı gazeteciye randevu verdik. Bizim için zaman çok önemli" dedi. Biz bu sözü çok ciddiye alıp Foto Muhabiri arkadaşım Batuhan Kıran ile randevu saatinden önce oradaydık. Ama telefon ederek "biraz" gecikeceklerini söyledi. Görüşeceğimiz kafeteryada bizden önce kapak haberi için randevu verilmiş olan başka bir gazeteciye "Röportajı koymayın zaten gazeteyi ben şimdi arayacağım" der. Bu iki. Magazin dünyasında işler böyle oluyormuş. Biz bir saat 15 dakika bekledikten sonra nihayet mutlu haber geldi. "Geldiler."
Ben yeni tanıştığım menajer Esen'e "Bizden önce randevusu olanlar da varmış. Nasıl bir organizasyon yapmayı düşünüyorsunuz" diye sordum. Meğer hayatımın hatasını yapmışım. Menajerlere soru sorulmayacağı da üçüncü maddeymiş. Cevabımı hemen aldım. "Kendi adınıza mı konuşuyorsunuz, onlar adına mı? Siz avukat mısınız?" Üstelik ne hakla böyle bir soruyu sorma cüretini gösterebilmiştim. Ben izah etmeye çalışırken menajer son cümlesini patlattı: "İsterseniz yapmayabilirsiniz, bizim için fark etmez." Bardak taşmıştı artık, kalkmak lazımdı. Biz ayaklanırken Doğuş geldi ve "hoşgeldiniz" dedi. Biz de kibarlık ederek madem geldi, gitmeyelim deyip Doğuş ile röportajı yapalım dedik. Bu sefer Doğuş soruları istedi. "Olmaz" deyince "Artık Ahmet San ile çalışıyoruz. Kurallarımız böyle." Biz soruları vermedik, orta yol bulundu. Ama bir kural daha geldi. "Fotoğraf çektirmiyoruz." Sonuçta fotoğraf da çekildi. Demek ki sabır denemesinden geçmemiz gerekiyordu. Başarıyla geçtik.
Öğrendiklerim
1) Menajerlere soru sorulmayacak.
2) Sorulursa azarlanma bedeli göze alınacak.
3) Bu tartışmadan sonra tekrar yanınıza gelinirse gülerek hiçbir şey olmamış gibi davranacaksınız. Yoksa gazeteden müdürleri arama gibi bir tehdit olabilir.
Çok sayıda menajerle çalışma yönteminiz profesyonel mi?
- İki yıldır menajerlerle çalışıyorum, ondan önce savruk çalışıyordum. Artık her adımımın bir nedeni var. Nedensiz adım atmıyorum. Yapmış olduğum her şeyden Ahmet San'ın haberi var. Bir yıl oldu Ahmet San ile çalışmaya başlayalı. Anlaşma yapmadan önce konuşmuştuk. Biliyorsunuz kendisi her işi almıyor.Ama yurtdışı projelerimizden dolayı bana inandığından dolayı ortak bir adım attık. Ama basınla ilişkilerden giyim kuşamıma kadar farklı menajerlerle çalışıyorum.
Bir söyleşinizde dünya starlığı demişsiniz. O yolda mı yürüyorsunuz?
- Hayır, bu laf çok iddialı. Ben Michael Jackson değilim. Ama dünya pazarında bir yer edinmek hedefim. Çok sıkı çalışıyorum, ayaklarım yere basıyor. Artık dünyaya açılmak üzereyiz Fransız Atol Müzik ile bir şarkının üzerine dört versiyonla çalışıyoruz. İmza atılmak üzere. Ahmet San ile Fransa'ya gidip anlaşma yapacağız. Ama bu şarkıyı okumaya çalışıyorum. Dikkat edin okumaya çalışıyorum diyorum. Çünkü her ayrıntıya çok dikkat ediyorum. İnsanlara İngilizce bir kelimem, ya da İspanyolca söyleyiş biçimim komik gelmesin istiyorum. Hakikaten ince eleyip sık dokuyorum. Adını veremem çok gizli. Bayağı iddialı bir parça.
Doğuş deyince herkesin aklına sokaklarda büyümek, adliyeler geliyor. Rahatsız oluyor musunuz?
- Doğuşluğumla gurur duyuyorum. Zoru demiyorum, imkansızı başardım diyorum. Bazı sanatçı arkadaşlar var, sıfırdan bir yere gelirler. Ama ben eksi beşlerdeydim. Dışarıdan nasıl görünüyor bilmiyorum ama gülenler varsa yapmasınlar çünkü Allah kimsenin başına vermesin. Ben devamlı sokak çocuklarıyla beraberim ve dünya pazarında da onlarla yol alacağım için herhalde bundan kurtulamayacağım.
Kurtulmak istiyor musunuz bu imajdan?
- Geçmişte Orhan Baltacı vardı, şimdiki Doğuş. Ne utanırım, ne pişmanlık duyarım O zamanki şartlarım onları şimdi bunlar. 17 yaşımda kendime yeni bir yol açmaya karar vermişim. Doğuş olacağım deyip olmuşum. Kendim başardım. Ben belki hakikaten psikopatım. Yerlere, duvarlara, kumsallara Doğuş yazıyordum. Arkadaşlarım bana gülerdi. Ondan sonra söz-müzik yazmaya başladım. Allah'ın adaletine inansın insanlar. 100 şarkım var, söz ve müziği bana ait olan.
Problemli insan
Hayatınızın en önemli gündemi spordu, hâlâ öyle mi?
- Bilmeden konuşuyorlar. İstediğim vücut buydu, ideal olan yani. Plaj vücudu, plajda güzel görünecek bir vücut. Gördüğün gibi iri değilim zaten. Her gün iki saat spor, iki saat dans ediyorum. Tamamen serbest dans. Ritmik hareketler yapıyorum. Daha önce hiçbir klibimde dans etmedim, sadece sallandım ama şimdi farklı şeylerle geliyorum.
Kadınlarla ilişkilerinizin ardından hep sorun yaşanmış gibi görünüyor. Neden?
- Çünkü ben çok problemli bir insanım. Her şey benden kaynaklanıyor (gülüyor). Ben her ilişkimin arkasındayım.Ama problem ne biliyor musun; çok ödün veriyorum, çok duygusalım. Hiçbir insanı suçlayan bir insan değilim. Şu anda da benim bir ilişkim var ama tanımadığım insanlarla resmimi basıyorlar.
İlişkilerinizde nasıl bir erkek portresi çiziyorsunuz?
- Günümüzde maçoluk tamamen kalktı ama ben maçoyum. Örf ve adetlerime bağlıyım. Limitlidir sinirim. Bir kadına el kaldırmak çok kötü bir şey. Bağırırım ya da gözünün içine bakarım. Bu yeterli. Bir kadına vurmak bence doğru değil. Kadın sonuçta, nesine vuracaksın. Bence erkeklik değil bu.
Afla döndü
Almanya günleriniz nasıl geçiyordu?
- Dokuz ay kaldım ama o sadece bir resimdi, aslında İspanya'daydım. Sürekli tatil yapıyordum. Af çıkmasa dönmeyecektim. Çok rahat geçindim. Ben Doğuş'um. Herhalde birikimimiz vardır. O dönemde dokuz konser yaptım. Kırmızı bültenle aranmıyordum.
Kitap okumayı sever misiniz?
- Şu sıra Kuran'ın şifresini çözen bir arkadaş var ya ona takmış durumdayım. Belki 2006'da bir meteor çarpacak. Herşey gelip geçici. Türk'ün aklı tamamen Şeytanlığa çalışıyor. Allah'a yönelik şeyler yapsak daha iyi olacak.
Kadınlardan para teklifi
Kadınlardan enteresan teklifler alıyorum tabii, almıyorum desem yalan olur. Para teklif ediyorlar. 30 bin dolar teklif aldım. Kitabım Bir Doğuş'u yazarken dilbilgisi dışında hiç yardım almadım. Ben ilkokul üçten terkim. Yeni dışarıdan bitirdim. Bir yıldır sürekli yazıyordum. Herkes kendinden bir şeyler bulur. Unicef le tüm dünyadaki sokak çocukları adına satacağız. Tüm kazanç çocuklara gidecek.
Kaynak:
Dilek KAYKILAR
Akşam 30 Haziran 2003 Pazartesi




